29 Nisan 2015

Telaşlı Sevinçler

Yalın ayak yürüdüm şehrin tozlu asfalt yollarını
Sana doğru adım adım
Üstelik her gelişimde de daha da büyüyordun içimde
Telaşlı, terli bir çocuk gibi sabırsızca
Güldün ve bayram sabahı sevinçler doldu içime
Lacivertin en parlak en yalın haliyle
Tekrar güldün ve Güneş en parlak halini alıverdi,
Siyah'la Beyaz'ın buluşmasıydı bu...

24 Nisan 2015

Bu kentin ışıkları


Bir garip eder insanı, bu kentin akşamları
Sarhoş eder başını gecenin ışıkları
Kızılı alabildiğine kızıl, gün batımı alabildiğine hüzünlü
Hoyrat eser bu kentin yalnızlıkları
Güneş bütün ihtişamıyla bir başka doğar
Tan vakti derin maviliklerin üstüne
Alır başını gitmek istersin adını bile bilmediğin diyarlara
Ellerini üşütür hüznü uzak kalmış yitik hatıraların
Bir sen ?...varsın bilirsin, bir de senden ötesi...
Hiç geçmesin dediğin zaman sana inat daha hızla akıp gider
Bu şehrin kırık aynalarının ardından
Yüzüne acı acı gülümsemeyi bir borç bilerek.
Paramparça rüyalar, ucu yırtılmış resimler gibi
Tarifsiz çaresizlikler sokmuştur zaman yıllarla arana
Ve bir bakmışsın ki mesafeler, ışıklarını söndürmüş senin geçtiğin tüm yollarına...

20 Nisan 2015

Bahar gelemedi diyorlar, varsın gelmesin,
kışımı yaza çevirmiş, yârim olmuş bahar..
N'olur bana bir şey söyle ne yaptığımı bileyim
Ne eksikse sen tamamla, son derece yorgunum
Çok uykum var, öp beni, öpersen ne güzel uyurum

A.L.
"Dünyada hiçbir şey sonsuza kadar sürmez; Sorunlarımız bile.."
"Her şey yarım kalmış gibi. Almanca da yarım kaldı zaten. Derdimi anlatacak kadar bile öğrenemedim. Gerçi Türkçe ne kadar anlatabilirim derdimi bilemiyorum. Derdimi çok iyi biliyorum da, hiç iyi anlatamıyorum. Kendi kendimeyken çok güzel anlatıyorum da. Oturup biriyle konuşayım dediğimde olmuyor. Aklımdakinin onda biri, içimdekinin yüzde biri anca dile geliyor. Gerisi içimde kalıyor. Kendinden de sıkılıyor insan bir süre sonra. İyi anlaşmak yetmiyor bazen."

Hakan Bıçakcı

09 Nisan 2015

Çok yazmak istiyorum, Türkçe’m yetmiyor.
Saatlerce yüzmek istiyorum, yaz gelmiyor.
Bir an önce okulu bitirmek istiyorum, hocalar köstek oluyor.
Son ses müzik dinlemek istiyorum, annem huylanıyor.
Ezberle eğitilmemek istiyorum, sistem karşı çıkıyor.
İstediğim siteye girmek istiyorum, engelleniyor.
Üzülmek istemiyorum, benle inatlaşıyor.
Yaşamak istiyorum, ölüm göz kırpıyor

07 Nisan 2015

Yağmur altın da sırılsıklam olan bedenlerimiz miydi?
Tuttuğun elim mi?
Öptüğün dudağım mı?
Elimi sol göğsüne koyduğun yerin mi?

...
Birden gülümsedik 
ve geriye bakmadan yürüdük
Birer birer arnavut kaldrımları

25 Mart 2015

Korkular, endişeler..
Beynini yiyip bitiren
Hep aynı hayal kırıklıkları...

Bir düş gördüm, beyazlar için de
Masum bir kız elini uzatıyordu
Yalnız değilsin bırak üzülmeyi diye fısıldadı
Dünya bu kadar kirliyken, ben bu kadar kirlenmişken 
Nasıl siyaha beyaz derdim
Görmek istediğimin beyaz olduğu için mi?
Nasıl inanırdı göğsümün solunda ki boşluk
Nasıl?

ve teslim oldum.